Ortaokul zamanımdı sanırım. Uluslararası yapılan ismini hatırlayamadığım bir resim yarışması vardı. Bu yarışma için seçilmişdim okulun resim hocası tarafından.O zaman bu benim için çok büyük mutluluktu. Sahip olduğum yetenek ne dereceydi bilmiorum ama bu yarısma için yeterli görülmüştü. Ne çiziceğimi planlamadan, düşünmeden kalemi aldım elime ve çizdim. Resim üzerinde hiçbir tartışma yaptırtmadım, dokundurtmadım. Zarfladım ve gönderdim. Dereceye girmiştim. Bu olay tabiki benim resim için başlangıç olmamıştı.
Devam etmem için küçük bi nedendi.

Renklerden sıkılmıştım, itici geliyordu. Karakalem,kömür,pilot en güzeli! Böyle devam ettim. Sadece siyah-beyaz çizdim.
Çizerken her şeyi unutuyorum. Kalemim canlanıyor, dilleniyor. Elimden bağımsızmış gibi kağıtla sevişiyor. Ayırmak istemiyorum. Nefes seslerini duyuyorum. Onların tutkusuna dahil oluyorum...
Ne yapmaktan zevk alıyorsanız onu yapın! Amatör, can sıkıntısı, karalama..vb. adına ne derseniz çizin, yazın, çalın. Elinizdeki cansız varlıklara ruhlarını verin!